24 Temmuz 2014 Perşembe

MEB YÖNETİCİ ATAMALARINI KAOSA ÇEVİRDİ !

Bilindiği üzere Sayın Başbakan'ın okul müdürlerinin atanması ile ilgili basına yansıyan açıklaması aynen şöyledir:

21 Ocak 2013 Pazartesi 18:01
MEB YÖNETİCİ ATAMALARINI KAOSA ÇEVİRDİ !
“"Müdürler puana göre atanınca yatılı bölge okulları sıkıntı yaşıyor. Şimdi biz bir çalışma yapıyoruz, bu tamamlanınca puan ve sicil baz alınarak üç aday belirlenecek. O ilin valisi, bunların arasından birini müdür olarak atayacak." Özetle böylesi bir açıklama daha önce uzun süre yaşanmış olan yönetici atama kaosuna geri dönüşün sinyalidir.


     Öncelikle bu açıklamada başbakanın bu konuda doğru bilgilendirilmediği anlaşılmakta olup, açıklığa kavuşturulması ve doğru anlaşılması gereken noktalar bulunmaktadır. Şöyle ki: Bir defa sicil notu diye bir not artık yok 657'den kaldırıldı. Dolayısıyla Başbakan'ın puana göre dediği muhtemelen, mevcut yönetmelikte bulunan yazılı puanı ile Ek-2 puanının toplamı olabilir, bunu durum netleşince öğrenebileceğiz. Bir diğer konu ise yine Başbakan'ın açıklamasına göre yatılı bölge okullara müdür atanması konusunda sıkıntı yaşanıyorsa ve de bu değişikliğin gerekçesi  de bu ise o halde bu düzenleme yalnızca o okulları kapsaması gerekir gibi bir yoruma da açık kapı bırakmaktadır. Sonuçta satır aralarını da okuyarak bu açıklamayı toparlamak ve doğru anlamaya çalışmak gerekirse özetle “Büyük olasılıkla yazılı sınav puanı ile Ek-2 puanının toplamına göre sıralanan üç kişi bir okul için valiye sunulacak vali de puan sıralamasına bile bakmadan bu üç kişiden hangisini isterse onu atayabilecek” şeklinde ifade edilebilir…Yine de resmi bir açıklama, Genelge ya da Yönetmelik değişikliğini görmeden kesin bir şey söylemek doğru olmaz.
     Çok önemli bir ayrıntı ise daha önce medyaya yansıdığı üzere şu an mevcut yönetmeliğe göre sınavlı atama süreci başladığı için ve de eğitim öğretimin olumsuz etkilenmemesi için yarıyıl tatilinde bu işin bitmesi gerektiği için son kez bu yarıyılda mevcut yönetmeliğe göre yani sınav artı Ek-2 puanına göre atama yapılacağı, yeni düzenlemenin ise bundan sonraki süreçlerde uygulamaya geçirileceği yönünde konuşulan bilgilerdir. Bu bilgiler de yine resmi bir kaynağa dayanmamakla beraber, ciddi ciddi konuşulmakta ve içinde bulunduğumuz atama sürecini, yarıyıl tatilini, yeni uygulamanın bu kısa zamanda yetişmeyeceği gerçeğini, binlerce sınav kazanmış atanmayı bekleyen adayların ve sendikaların torpile açık olan bu uygulamayı derhal yargıya taşıyacakları ve nihayet bu açıklamayı yapan Sayın Başbakan'ın zaman zaman dile getirdiği “Dere geçerken at değiştirilmez” atasözünü dikkate aldığımızda bu söylentinin doğruluk payı bir hayli güçlü görünmektedir.
     Sonuç itibariyle eğer bu yeni uygulama yönetmelik değişikliği ile resmileşirse bazı sendikaların haklı olarak derhal iptali için yargıya taşıyacağı gün gibi aşikar olduğu için yeni bir yönetici atama kaosunun eğitim camiasını beklediğini söylemek hiç de kehanet olmayacaktır. Zira daha önce uzun süre yaşanmış olan yönetici atama krizinin fitilini ateşleyen ve Danıştay tarafından iptal edilen yönetmelik de tıpkı bu bahsi geçen yeni uygulamanın aynısı idi. Hatırlanacağı üzere o zaman da valiye 5 kişi sunulmakta idi ve vali bunların arasından istediğini atamaktaydı. Bu yönetmeliğe açılan iptal davasında Danıştay yürütmeyi durdurma kararı vermişti.
     O karar aynen şöyledir:  “Danıştay İkinci Dairesi 22.01.2008 tarihli E:2007/1114 sayılı kararında; “Kamu hizmetinin etkin ve süratli bir şekilde yürütülmesinin sağlanması amacıyla, liyakatin; kriterleri objektif olarak belirlenmiş bir yazılı sınavla saptanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır” ve ayrıca “adayların eşit koşullarda yarışmalarını sağlayan nesnel bir yöntem olan yazılı sınavın ana kural olarak öngörülmesi karşısında, eğitim kurumlarının müdür ve müdür yardımcılıklarına sınavsız atama yapılabilmesine olanak sağlayan uyuşmazlık konusu düzenleme, anılan görevlere atanmada eşit kurallara tabi olma ilkesini ihlal edici nitelikte bulunduğundan, hukuka uygun görülmemiştir.”  Ayrıca "Takdir yetkisine mutlaklık ölçüsünde bir etki kazandırmıştır. Takdir yetkisinin sınırlarını hiçbir kıstasla bağlı tutmayacak ölçüde genişlettiği için kamu personelinin mesleki anlamda kendini geliştirme isteğini sınırlayıcı bir sonuç doğurmaktadır. Hiçbir değerlendirme kriterine yer vermeyerek hukuka uygunluk denetiminin etkinliğini daraltmaktadır. Kariyer ve liyakat ilkelerini gözetmeyen yapısıyla kamu personeli açısından güvencesiz bir ortam yaratmaktadır. Görevin gerektirdiği niteliklere ilişkin bir vurguyu içermemesi nedeniyle en uygun personelin seçimini ve dolayısıyla kamu hizmetinin iyi işlemesini zorlaştırıcı bir etkiye sahiptir. Diğer taraftan, dava konusu düzenlemede; yetkinin bu derecede kişisel değerlendirmeye açık olması, iyi niyetle kullanım halinde dahi, uygulanan işlemlerde büyük yanılgılara neden olabilecektir. Yapılacak değerlendirme hatalarının sonradan düzeltilmesi de oldukça güç bir uğraşı gerektirecektir. Sonuç olarak, takdir yetkisindeki mutlaklık; keyfi ve kamu yararı amacı dışında uygulamalara neden olabilecektir. Belirtilen nedenlerle, anılan Yönetmelik maddesinde hukuka uyarlık görülmemiştir." (Manas Kağan, Yönetici Atamaya Mülakat Getirilemez...”
     Görüldüğü üzere yakın zamanda yaşanmış olan acı tecrübelere ve yönetici atama kaosuna geri dönüş anlamına gelen ve Danıştay kararını da dikkate almayan bu uygulamanın yeniden bir yönetici atama krizine neden olacağı ve okulların zaten şu an yaşamakta olduğu yönetici sorunlarının daha da büyüyerek artacağı geçmişteki yaşanmış tecrübelerden anlaşılmaktadır.
     Sayın Başbakan'ın basına açıklamasından sonra bakanlığın ve bürokratların bu işten geri adım atmasını düşünmek beyhude olacağı için artık ok yaydan çıkmıştır denilebilir. Ancak yine de temennimiz bakanlığın yarıyılda atamaları mevcut yönetmeliğe göre yapması, geçmişte yaşanmış olan acı tecrübeleri dikkate alarak konuyu enine boyuna bir kez daha düşünerek Başbakanı da bu konuda ikna etmesi, eğer YİBO'larda böyle bir sorun yaşanıyorsa yalnızca o okullar için farklı bir atama sistemi üzerinde çalışması ve en önemlisi yönetici atama konusundaki sınavlı atamalar gibi çok önemli kazanımlardan geri dönüş yapmamasıdır. Zira bu durum ileri demokrasi değil tam tersine geri demokrasi anlamına gelecektir ve eğitim camiasını gerçekten ciddi manada huzursuz edecektir.


Cafer GÜZEL 

personelmeb

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Cumhurbaşkanı kim olmalı?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    ARŞİV