Rektörlük seçimlerinin kaldırılması iyi oldu, çünkü

01 Kasım 2016 Salı 08:57

Rektörlük seçimleri olsa da olmasa da, rektörü Cumhurbaşkanı seçiyordu. Ancak rektörlük seçimleri üniversitelerde kamplaşmalar yaratıyordu.

Rektörlük seçimlerinin kaldırılması iyi oldu, çünkü

REKTÖRLÜK SEÇİMLERİNİN KALDIRILMASI HK.

676 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 85 inci maddesi ile devlet üniversitelerinde rektörlük seçimleri kaldırıldı.

Bu yasal düzenlemenin mecliste görüşülmeden OHAL KHK'sına eklenerek yapılması muhalefetin tepkisine yol açtı. Ancak, her ne kadar muhalefet bu konuda sert tepkiler gösterse de, özellikle yükseköğretim camiasından rektörlük seçimlerinin kaldırılmasına olumlu dönüşler var.

Sözde demokrasiyi amaçlayan bu seçim sisteminin esasen üniversitelerin huzur ortamında ve akademisyenlerin özlük haklarında ne gibi sorunlar yarattığını kısaca sizlerle paylaşalım.

REKTÖRLÜK SEÇİMİ ÖZLÜK HAKLARINDA MAĞDURİYET YARATIYORDU

Bilindiği üzere, 78 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında; "Merkezi yönetim bütçe kanununda belirtilen atama sayısının yükseköğretim kurumları itibarıyla dağılımı, kullanımı ve diğer hususlar Maliye Bakanlığının ve Devlet Personel Başkanlığının görüşleri üzerine Yükseköğretim Kurulunca belirlenir ve boş öğretim elemanı kadrolarına Yükseköğretim Kurulunun izni olmadıkça atama yapılamaz." hükmü yer almaktadır.

Rektörlük seçimine aday olarak giren görevdeki rektörün oy sayısını arttırmak için yapacağı atamalar göz önüne alınarak, yukarıda belirttiğimiz hüküm doğrultusunda Rektörlük seçim sürecine giren üniversitelerin öğretim üyesi kadrolarına belirli bir müddet YÖK tarafından izin verilmiyordu.

Öğretim üyesi kadrolarına YÖK tarafından ilan izni verilmemesi;

* Üniversitelerde eğitim birimlerinin yükünü çeken araştırma görevlilerinin doktorayı bitirdikten sonra yardımcı doçent kadrosuna atanmalarına,

* Belki binbir türlü zorluklarla doçent unvanı alanların doçent kadrosuna atanmalarına,

* Doçentlikte beş yıllık süreyi dolduran başarılı bilim insanlarının profesörlüğe yükseltilmelerine,

Engel teşkil ediyor ve kişilere özlük hakları noktasında uzunca bir süre mağduriyet yaratıyordu.

Kaldırılan rektörlük seçimleri ile bu yasal olmayan uygulama da tarihe karışmış oldu.

Ayrıca, yapılan bu yasal değişiklik sonrasında rektörlük seçimleri iptal edilen 17 üniversitenin (Ağrı İbrahim Çeçen, Ardahan, Artvin Çoruh, Bartın, Batman Üniversitesi, Bitlis Eren Üniversitesi, Çankırı Karatekin, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Karamanoğlu Mehmetbey, Kırklareli, Kilis 7 Aralık, Nevşehir Hacı Bektaş Veli, Osmaniye Korkut Ata, Siirt ve Yalova Üniversitelerinin) öğretim üyesi kadrolarına da artık YÖK'ün izin vererek kadro bekleyen akademisyenler daha fazla mağdur edilmemelidir.

REKTÖRLÜK SEÇİMİ ÜNİVERSİTELERDE GRUPLAŞMALAR OLUŞTURUYORDU

Üniversitelerde yapılan rektörlük seçimlerinde en az altı adayın bulunması yasal bir zorunluluktu. Bu zorunluluktan dolayı ister istemez üniversitelerde farklı rektör adaylarını destekleyen öğretim üyeleri arasında bir gruplaşma oluşuyordu.

Belki yıllarca aynı odayı paylaşan iki dost öğretim üyesine verilen idari görev vaatleri (dekanlık, müdürlük, bölüm başkanlığı vb.) birbirlerine karşı tavır almalarına ve küskünlükler doğuruyordu.

Kaldırılan rektörlük seçimleri ile bu çekişmeler ve küçük taht kavgalarının yaşanması zorlaşacaktır.

SEÇİMDEN ÖTE BİR KESİMİN TEMAYÜL YOKLAMASIYDI

Bilindiği gibi, üniversitelerin üç temel yapıtaşı bulunmaktadır. Bunlar, öğretim elemanları, idari kadro ve öğrencilerdir. Demokratik bir sistem olduğu söylenen bu rektörlük seçimlerinde zaten idari kadro ve öğrenciler yok hükmündeydi.

Ayrıca, yasa gereği diğer öğretim elemanları diye nitelenen akademik personelin (öğretim görevlisi, araştırma görevlisi, okutman, uzman, çevirici) rektörlük seçimlerinde oy kullanma hakları yoktu.

Bu açıdan, üniversitenin sadece belirli bir kesiminin oy kullandığı seçim sistemi, sözde demokrasi, özünde ise öğretim üyeleri arasında yapılan "temayül yoklaması"ndan başka bir şey değildi.

Sonuç olarak, eski rektörlük seçim sisteminin üniversitelere ve öğretim elemanlarına yarattığı sorunları kısaca sizlerle paylaştık. Bundan sonrasında yeni getirilen doğrudan atama sisteminin üniversitelerde yaratacağı olumlu/olumsuz havayı birlikte yaşayıp görelim...

Yavuz Selim KAPLAN

Memurlar.Net - Özel

Yorum Gönder

@name x